Göbeklitepe'nin Tınlayan Taşları: Yapay Zeka 12 Bin Yıllık Akustik Haritayı Çözdü
Şanlıurfa'da yer alan ve "tarihin sıfır noktası" olarak kabul edilen Göbeklitepe'de yürütülen uluslararası bir araştırma projesi, insanlık tarihinin en eski tapınak kompleksinin sadece görsel değil, büyüleyici bir işitsel mimariye de sahip olduğunu ortaya koydu. Gelişmiş yapay zeka algoritmaları ve akustik simülasyonlar kullanılarak gerçekleştirilen çalışmada, 12 bin yıl önceki ritüellerin ses haritası ilk kez başarıyla modellendi.
Mimari ve Sesin Tarih Öncesi Buluşması
Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde; ses mühendisleri, müzikologlar ve arkeologlardan oluşan disiplinler arası ekip, T biçimli devasa sütunların diziliminin tesadüfi olmadığını kanıtladı. Özel olarak geliştirilen yapay zeka yazılımı, kireç taşı sütunların yüzey dokusunu ve dairesel yapıların yankı kapasitesini analiz etti. Elde edilen veriler, dönemin rüzgar seslerinin, insan vokallerinin ve kemiklerden yapılan ilk vurmalı çalgı ritimlerinin alan içinde nasıl yüksek bir rezonans ürettiğini ortaya koydu.
"Tarihi Sadece Görmeyecek, Duyacağız"
Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Hande Yılmaz, yapılan keşfin müzecilik tarihi açısından bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Yılmaz, "Göbeklitepe'yi bugüne kadar hep taşların ihtişamıyla değerlendirdik. Ancak bu yeni çalışma, yapının adeta devasa bir doğal amfitiyatro ve enstrüman gibi tasarlandığını gösteriyor. Neolitik insanların yankı efektini bilinçli olarak ritüellerin etkisini artırmak için kullandığını tespit ettik," dedi.
Araştırma kapsamında elde edilen frekanslar, dijital bir ses kütüphanesine dönüştürüldü. Önümüzdeki aydan itibaren Göbeklitepe Ziyaretçi Merkezi'ni ziyaret eden kültür meraklıları, tasarlanan özel simülasyon alanında 12 bin yıl önceki ritüel seslerini üç boyutlu olarak deneyimleyebilecek.