✓ Güvenli yatırım stratejileri...

845 MİL KARELİK SUÇ MAHALLİ: KÜÇÜCÜK BİR PARÇADAN LİBYA’YA UZANAN İZ

Pan Am 103’ün enkazı 21 Aralık 1988 gecesi İskoçya’ya düştüğünde araştırmacıların önünde neredeyse imkânsız görünen bir görev vardı.


Bir Boeing 747, yaklaşık 31 bin feet yükseklikte parçalanmıştı. Enkaz 845 mil kareyi aşan bir alana yayılmıştı. Uçağa, yolculara ve bagajlara ait binlerce parça tarlalara, yollara, ormanlık alanlara ve yerleşim bölgelerine saçılmıştı.


Fakat araştırmacılar henüz bilmiyordu:


Bu devasa suç mahallinin çözülmesinde en önemli rolü tonlarca ağırlığındaki uçak parçaları değil, avuç içine sığacak kadar küçük kalıntılar oynayacaktı.


HER ŞEY TOPLANACAKTI


İskoç polisi olayın ilk saatlerinden itibaren bölgeyi bir suç mahalli olarak ele aldı.


Arama alanı sektörlere ayrıldı. Bulunan parçaların konumları kaydedildi, numaralandırıldı ve incelemeye gönderildi.


Bu yöntem son derece önemliydi.


Çünkü havada parçalanan bir uçakta enkazın dağılımı, parçaların patlama anında uçaktaki konumları hakkında bilgi verebilirdi.


Araştırmacılar yaklaşık 319 ton enkaz topladı.


Uçağın gövdesinin önemli bölümleri daha sonra büyük bir iskelet üzerine yerleştirilerek yeniden oluşturuldu. Böylece patlamanın uçağın hangi noktasında başladığı araştırıldı.


Hasar izleri giderek tek bir bölgeyi işaret ediyordu:


Ön kargo bölümü.


Burada meydana gelen hasarın özellikleri sıradan bir mekanik arızadan farklıydı. Patlama izleri ve metal üzerindeki deformasyonlar araştırmacıları bir bombaya götürdü.


Soru artık “Uçak neden düştü?” değildi.


Yeni soru şuydu:


Bombayı kim koymuştu?


BİR VALİZİN İÇİNDEKİ BOMBA


Adli inceleme, patlayıcının bir bagajın içerisinde bulunduğunu gösterdi.


Bombanın bir Toshiba radyo-kasetçaların içine gizlendiği sonucuna ulaşıldı. Plastik patlayıcı, ateşleme sistemi ve zamanlayıcı cihazın içerisine yerleştirilmişti.


Radyo ise bir valizin içindeydi.


Ancak patlama valizi, radyoyu ve çevresindeki eşyaları paramparça etmişti.


Araştırmacıların elinde üzerinde sahibinin adı bulunan sağlam bir valiz yoktu.


Bunun yerine birkaç santimetrelik plastik, metal ve kumaş parçaları vardı.


İşte Lockerbie soruşturmasının kriminal açıdan olağanüstü bölümü burada başladı.


Araştırmacılar patlamadan zarar görmüş kumaş parçalarını incelemeye başladılar. Bunlardan bazılarının bombanın bulunduğu düşünülen valizin içindeki giysilerden geldiği değerlendirildi.


Parçalar arasında “Made in Malta” ibaresinin kalıntılarını taşıyan bir etiket de vardı.


İz artık İskoçya’dan binlerce kilometre uzağa gidiyordu.


MALTA’DAKİ MAĞAZA


Araştırmacılar kumaşların üreticilerini ve satış noktalarını takip etti.


Çalışmalar sonunda bazı giysiler Malta’nın Sliema kentindeki küçük bir mağazaya kadar izlendi.


Mağazanın adı Mary’s House idi.


Sahibi Tony Gauci, araştırmanın kilit isimlerinden biri haline geldi.


Gauci, olaydan önce mağazasına gelen bir müşteriye çeşitli giysiler sattığını söyledi. Mahkemede daha sonra ele alınacak bu alışveriş; pantolon, pijama ve başka kıyafetleri kapsıyordu.


Patlamanın merkezinden elde edilen kumaş kalıntılarıyla bu giysiler arasında bağlantı kuruldu.


Savcılığın oluşturduğu delil zincirine göre bu kıyafetler bombanın bulunduğu valizin içerisindeydi.


Fakat bundan daha önemli bir bulgu vardı.


BİR TIRNAKTAN KÜÇÜK PARÇA


İncelenen kumaş parçalarından birinin içerisinde küçücük bir elektronik devre parçası bulundu.


Normal şartlarda çöpe atılabilecek kadar küçük bir parçaydı.


Ancak araştırmacılar onu atmadı.


Elektronik parça incelendikçe bunun bombanın zamanlama sistemine ait olabileceği düşünüldü.


Araştırma sonunda parça MST-13 olarak bilinen bir elektronik zamanlayıcıyla ilişkilendirildi.


İşte soruşturmanın yönünü değiştiren noktalardan biri buydu.


Bu tip zamanlayıcıların bir bölümünün Libya’ya tedarik edildiğine ilişkin deliller bulunuyordu.


Artık iki ayrı iz aynı coğrafyaya doğru yaklaşıyordu.


Birinci iz, valizin içerisindeki giysiler üzerinden Malta’ya gidiyordu.


İkinci iz, elektronik zamanlayıcı üzerinden Libya bağlantısını ortaya çıkarıyordu.


Araştırmacılar bundan sonra bagajın yolculuğunu çözmeye çalıştı.


BOMBA UÇAĞA NEREDE GİRDİ?


Soruşturmanın oluşturduğu senaryoya göre bomba doğrudan Londra Heathrow’da Pan Am 103’e verilmemişti.


Savcılık ve daha sonra mahkemenin kabul ettiği delil zincirine göre bombalı valiz Malta’daki Luqa Havalimanı’nda bagaj sistemine girdi.


Valizin sahibinin uçakta bulunmadığı değerlendirildi.


Bagaj Malta’dan Frankfurt’a giden KM180 seferine yüklendi.


Frankfurt’ta Pan Am’ın Londra’ya giden PA103A bağlantı uçuşuna aktarıldı.


Londra Heathrow’da ise New York’a hareket edecek Pan Am 103’e taşındı.


Böylece bir yolcusu olmadan Avrupa’daki üç havalimanından geçen valiz, Boeing 747’nin ön kargo bölümüne kadar ulaşmış olabilirdi.


1988 yılındaki havacılık güvenlik sistemi açısından bu son derece önemli bir açık anlamına geliyordu.


Fakat soruşturmanın cevaplaması gereken daha büyük bir soru vardı.


Malta’daki kıyafetlerle Libya bağlantılı olduğu değerlendirilen zamanlayıcıyı aynı valizde kim bir araya getirmişti?


İKİ LİBYALI ŞÜPHELİ


Üç yıl süren uluslararası soruşturma boyunca 16 ülkede 10 binden fazla kişiyle görüşüldü.


İzler sonunda iki Libyalı isme yöneldi:


Abdelbaset Ali al-Megrahi ve Lamin Khalifah Fhimah.


Her iki kişinin de Libya bağlantıları bulunuyordu ve Megrahi daha sonra Libya istihbarat görevlisi olarak tanımlanacaktı.


1991 yılında ABD ve Birleşik Krallık iki adam hakkında suçlama yöneltti.


Ancak onları mahkeme önüne çıkarmak kolay olmayacaktı.


Libya şüphelileri teslim etmiyordu.


Uluslararası baskılar, Birleşmiş Milletler yaptırımları ve yıllarca süren diplomatik görüşmeler başladı.


Sonunda sıra dışı bir çözüm bulundu.


İki Libyalı, Hollanda’daki eski bir Amerikan askeri üssünde kurulacak özel bir İskoç mahkemesinde yargılanacaktı.


Lockerbie soruşturması artık kriminal laboratuvarlardan çıkıp uluslararası siyasetin merkezine taşınıyordu.


Fakat dava başladığında soruşturma sırasında oluşturulan delil zincirinin bazı bölümleri çok daha yakından sorgulanacaktı.


Malta’daki mağaza sahibinin teşhisi ne kadar güvenilirdi?


Bombalı valizin gerçekten Malta’dan başladığı kesin olarak kanıtlanmış mıydı?


Zamanlayıcı parçası Libya bağlantısını ne ölçüde gösteriyordu?


Ve en önemlisi:


Pan Am 103 saldırısının arkasındaki bütün insanlar gerçekten bulunmuş muydu?


Lockerbie dosyasının en tartışmalı bölümü daha yeni başlıyordu.



3. BÖLÜM

LOCKERBIE DAVASI: MAHKÛMİYET, ŞÜPHELER VE BİTMEYEN DOSYA


Megrahi ve Fhimah’ın Hollanda’daki sıra dışı yargılamasını, birinin beraat edip diğerinin neden 270 cinayetten suçlu bulunduğunu, delillere sonradan yöneltilen itirazları, Libya’nın sorumluluk kabulünü ve onlarca yıl sonra ortaya çıkan üçüncü şüpheli Abu Agila Mas’ud dosyasını inceleyeceğiz.



KAYNAKLAR


* Federal Bureau of Investigation (FBI) – Pan Am 103 Bombing, FBI History.


* Federal Bureau of Investigation – Remembering Pan Am Flight 103: 30 Years Later.


* Federal Bureau of Investigation – Inside the FBI: Pan Am Flight 103.


* Scottish Court in the Netherlands – Her Majesty’s Advocate v. Abdelbaset Ali Mohmed Al Megrahi and Al Amin Khalifa Fhimah, Trial Judgment.


* Scottish Court in the Netherlands – Lockerbie Appeal Judgment.


* Scottish Courts and Tribunals Service – Lockerbie Trial and Appeal Records.


* U.S. Department of Justice / FBI – New Charges in Pan Am Flight 103 Bombing, 21 December 2020.

Yazının birinci bölümü için TIKLA

Yazının davemı için TIKLA

Haber Özeti: Pan Am 103’ün enkazı 21 Aralık 1988 gecesi İskoçya’ya düştüğünde araştırmacıların önünde neredeyse imkânsız görünen bir görev vardı.

© 2026 | 7 Saniyede BUGÜN

ANA SAYFA

1999-01-01T01:19:19.040-19:19 | Yayın Politikamız | Hizmet Şartları | Mamak Son Dakika | Blogarama - Blog Directory

Günün gelişmelerini Tahmin Ajans farkı ile takip et. Tahmin haber, ekonomi haber tahmini. Bugün en son haberler burada. Maç tahmin, iddaa tahminleri tahmin haber ile.